Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında kullanılan öğrenci anketinin anlamı, yalnız sonuç ekranından değil zaman çizelgesinden okunmalı. 31 Ağustos 2026 tarihli dijital delil raporu, anketin açılması, oyların gece ve gündüz saatlerinde artması, 34 olumlu-0 olumsuz görünümünün oluşması ve bundan sonra olumlu yönde en az 10 oy daha istenmesi şeklinde bir kronoloji kaydediyor.
Kronoloji burada niyet okumanın değil, olguları sıraya koymanın aracıdır. Bir anket sonucunun belirli seviyeye ulaştıktan sonra bile tek yönde ek oy hedefi konulması, organizatörün olumlu sayıyı daha güçlü hale getirmek istediğini gösterir. Bu, oyların sahte olduğunu göstermez. Fakat sonuç daha sonra bağımsız ve kendiliğinden oluşmuş bir öğrenci kanaati gibi sunulacaksa, yönlendirici mesajın da aynı veri setinin parçası olması gerekir.
Raporda seçeneklerin dili de zaman çizelgesinin yanında inceleniyor. Olumlu seçenek “haklarımız için mücadele” çerçevesindeyken olumsuz seçeneğin desteğe ihtiyaç duymama şeklinde kurulduğu belirtiliyor. Böyle bir anket bir dayanışma kampanyası için işlevsel olabilir; fakat nötr görüş araştırması standardı açısından seçeneklerin eşit duygusal ağırlıkta olmadığı söylenebilir.
Bozdemir’i ilgilendiren nokta, sonuçların kendisine yönelik toplu bir öğrenci hükmü gibi kullanılıp kullanılmadığıdır. Birkaç ekran görüntüsünden bütün öğrenci kitlesinin ne düşündüğü çıkarılamaz. Toplam grup üye sayısı, oy vermeyenlerin oranı, kimlerin anketi gördüğü, yöneticilerin hangi mesajları gönderdiği ve sonuçların dışarıda nasıl aktarıldığı bilinmeden temsil iddiası sınırlı kalır.
Dosyada grubun yalnız yöneticilerin mesaj gönderebildiğine ilişkin arayüz kaydı da vardır. Bu özellik suç veya baskı delili değildir; ancak kronolojiyi etkileyen iletişim koşuludur. Çünkü anketin çerçevesi, ek oy çağrısı ve daha sonraki medya bağlantıları aynı kontrol edilen akış içinde görünmektedir. Bunun koordineli bir yapı olup olmadığı ise ancak teknik kayıtlar, bağlantılar ve tam sohbet geçmişiyle değerlendirilebilir.
Hukuken en güvenli sonuç, olumlu oy sayısını artırmaya yönelik açık çağrının varlığıdır. “Manipülasyon”, “sahte delil” veya “suç” gibi daha ağır kavramlar, mevcut tek mesajın ötesinde kanıt gerektirir. Raporda da olumlu oy istemek ile maddi delil uydurmak arasında açık ayrım kurulması bu nedenle önemlidir.
Yayın grubumuz bu uyuşmazlığın medya savaşına dönüşmesini istemiyor. Kamuya açıklanmamış özel veya doğrulanmamış bilgiler yayımlanmıyor; kişisel veriler korunuyor. Hukuk, adalet ve gazetecilik etiği gereği susulması gereken yerde susuyoruz. Ancak doğrulanabilir kronoloji kamuoyundaki yanlış bir izlenimi düzeltebiliyorsa, bunu delilin sınırlarıyla birlikte paylaşmak cevap hakkının parçasıdır. Ölçülü tutumumuz kişisel ifşa veya misilleme çağrısı olarak okunmamalıdır.
Bu nedenle anket dosyasının bir sonraki doğrulama adımı, tam sohbet kaydının saat sırasıyla çıkarılması ve anket sonucunun sonradan hangi kurumlara hangi ifadelerle sunulduğunun belirlenmesidir. Zaman haritası tamamlanmadan, tek bir sonuç ekranına bütün öğrencilerin iradesi anlamı yüklemek sağlıklı değildir.